left kanilski | yazmak, kendine alışamamaktır!: serbest edebiyat 20 (17.12.10)

serbest edebiyat 20 (17.12.10)

KONTRAST

Bugün olmasin bugün almayayım su an gerek yok dediklerim... Bugün olsa şu an gelse tam zamanı dediklerim.... Farklı ruh hallerinin oyalanma şekilleri, hep aynı olmak zorunda değil... Hep farkli olmak zorunda olmadığı gibi.

Bazı kendiliğinden ortaya çıkan ama tamamen yanlış olan ön yargılarımız, alışkanlıklarımız var. Alıştırılmışlıklarımız... Farkettirmeden de güdüyor hayatımızı bir taraftan. En çok karşılaşılanı misal, bir şey güzel değilse onu illa kötü yapıyoruz, beyaz olmamak bizim için siyahla eş. Zıtlıkları birer ölçü kabul edip, her şeyi onunla tartıyoruz.

Vicdan azabi gibi... içindeki düğümleri, uyum icinde olan bağlarımı söken, pervasız bir istek. İşine gelse şuracıkta işimi bitirecek ama acı vermekten zevk alıyor melun... Olmazsa ölmek. Ölmemek icin de daha çok istemek. Bazı duygular, bazı durumlar, bazı tutkular... bize sunduklari sadece iki seçenek, ölmek ya da yaşamak... siyah ya da beyaz... gül ya da ağla... olmazsa ölmek...

Bu sefer değistireceğim kaderimi dediğim anlar oluyor bazen. Yazıyorum bir kağıda ne istediğimi, neler yapmam gerektiğini. Sonra biri bulup güler diye defterimin arasına saklıyorum. Günün sonunda da yırtıp atıyorum. Ama o kararlılık, o mecburiyet hissi... yeri dolu hala. Derin, yoğun bir acı varoluşumu harekete geçiriyor, tehdit edercesine, ya bunu yapmalısın ya ölmelisin... fısıldıyor sol kulağımın dibinde “yapamazsan ne olacağını biliyorsun di mi?” daha o şeyi istediğim yerden alıp almamaya karar vermeden yanlış bir soru, dibi görümeyen bir uçurum gibi beni iki seçeneğe hapsediyor...

Yanlış sorulmuş sorularla doğru cevaplar bulunabilir belki, ama o cevap o soruya ait olmaz, henüz sorulmamış doğru bir sorunun cevabı olarak sahipsizce kalir.

Yola çıktım... zira soru çoktan soruldu... şu an tek duşunebildigim onu alamazsam kendime olan saygımı, kendimle olan bütünlüğümü, zihnimde olusturduğum istikrarlı bir “ben” karakterini harap etmiş, yakip yıkmış olacağim. Ya alırsam? Bu sonsuz mutluluğun göz kırptığı kutsanmış bir an olacak, bütünlüğüm, kendimdeki kimliğim kaldığı yerden devam edecek... Sadece bir soruydu bu, şeytanın ya da yakın bir arkadaşının fısıldadığı... Oysa beyaz olmayan milyonlarca renk sayabilirdim, gösterebilirdim, güneşin ayarlanmış, belirli bir açıdan gelen ışının retinaya yansımasına bakardı her şey. Beyaz olmayanın hükmü siyah olmaksa, ne önemi var arada kalanların... Hala yoldayım.

Açılmayan kapılar sokağı hikayesi... O kapı beni başka bir bene götüren kapı, biliyorum. Gereken şeyleri yaptığımı en az on kez kontrol ettim, doğru sokak, dogru kapı, numarası bilmem kaç. Elimdeki kağıda bakıyorum son kez, “doğru yahu işte burası”. Dışarıda bulunduğum biliniyormuş gibi nazikçe, adet gereği, iki kere kesik kesik tıklatıyorum. Ne bir ayak sesi, ne kapinin altındaki aralıktan gelen ışığın dalgalanmasi... Bekliyorum, süpheler içinde sorular sorun oluyor... Hep böyle olur zaten. Bir şüphe soruyu soruna çevirir... Son şansım olduğuna karar verip daha hızlı çalıyorum bu sefer... alnımdaki terler, yanaklarımdaki sıcaklık... hepsinden haberim var, ölüyorum. “Kapi açilmadı, açılmıyor, açılmayacak... Ve ben...”

Kapi açılmadi! çünkü ben yanliş kişiydim. Kapı acilmadi çünkü içerideki kisi benim geldigimi anlayip seyirtmeye tenezzul bile etmedi... açılsaydı benim olacak olan şu an benden esirgeniyor, ne ki o? Mutluluk, huzur, keyif... Aslinda hepsi aynı amaca hizmet eden farklı kelimeler, bir kerhanenin farklı zevklere hitap eden kadrolu calışanları.. sorusuna sıçayım. Beni ayartti. Hafizamı, zihnimi, hatta hayatımdaki bütün yaşadığım şeyleri biliyordu. En tehlikelisi de ne istediğimi biliyordu. Onu bir seçenek kılığında, tam tersinin hemen yanına koyarak soru içinde sundu... Tuzağa düşürüldüm. Zıtlıkların tuzağı bu... Ya hep ya hicin, sizi, size sormadan mucadeleye dahil etmesi... Ya evde kimse yoksa? Biraz erken gitmişsem? Kapiyı açmasi gereken yaşlı kadın ben gelmeden hemen önce kalp krizi geçirip yere yığıldıysa... Hayır! O kapı acılmadı ve ben öldüm. Bitti!

Sarap-peynir, jazz-cumartesi gecesi, esmer bir ispanyol-uc kere ardı ardına, brokoli-limon... Bir arada olunca beni bendan alanlar... Her zaman olmak zorunda mı peki? Peyniri sadece şarapla tercih etmem, damağimda biraktiği tuzun yeterliliğiyle hoşnut olmam, yerini, az sonra hakkını verecek bir yudum şaraba bırakacak olmasıyla perçinlenir ama şarabı peynir var diye, peyniri şarapla gider diye seviyorsam, bana “peyniri seven birisidir” diyemez kimse, sokaklarda böyle cağrılamam. Dun gece azmışımdır, ya da azdırılmış, yorucu bir gecenin zevkli bir anısıdır o kadın, ama onu her zaman sevemem, isteyemem. Simdi gelse, “yazı yazıyorum, git” derim...

Dalgalanmalar içimde, o anın duygusu beni kendisine seçince... bir biçimde... biçimlenirim, isterim, istemem...

Eski bir arabada tanıştık... Uçaktan indiğimde servisin kalkmasına daha neredeyse bir saat vardı, bu tarafa gidiyormuşsam eğer, onlarla gidebilirmişim, sadece uc kişilermis ve bagajlari valizimin buyuklugundan sikayet etmezmis. Yanımda oturan, homurdayan , sigaranın mirasi sarı lekeli beyaz sakalı var, konuşurken cumlenin başında camdan dışarı bakıp, sonunda gözlerimde bitiriyor... Garip bir adam, babamdan buyuk. İğrenc bir ceketi var, kahverengi, sarı, dikey ve yatay çizgileri kareyi andıran. Göz yormuyor ama böyle bir erkeğin karşınızda soyunmasını katlanacağınız cinsten, yeter ki o ceket gözümün önünden kaybolsun. Neyse, beni bıraktıklarından 3 gün sonra bir barda karşılaştım, içkisi bitmek üzere, mırıldandı yine; ” bugün kimseyi sevmiyorum. Annem mezardan çıksa, kilo mu verdin deyip içkime devam ederim. Kusura bakma yabanci, yanıma oturamazsın.” Sevmek, sevmemek... Yine zorunlu şıklar... Yok mu bir arası, kişiden kişiye, kişinin tanıdığı kişiye göre değişen, bazen aynı kişiye karşı artan, ama kısa bir zaman sonra yok olan... Olamaz mı? Ya hep ya hiç mi yine? İstikrar uğruna duygulara yalan mi söylettireceğiz?

Kitap okumayı genelde severim. Bazı anlar olur, kitap okumak yerine masturbasyon yapmayı onurlu bir sey sanar pantolonumu indiririm... Yagmurlu havalarda sicak, dumanı üstünde gevrek bir pide beliriverse gözümün önünde, yağmurun hatrı var, o kitabı okurum. Pide soğur. Nedense ne zaman hastalansam, midem bulansa ya da grip olsam kitap okumak zul gelir, fena eder... Olmasın daha iyi der arkamı dönerim. Şimdi canınızı yakan o soruyu sormak icin hazırım; aynı şey insanlar hakkında da oluyor, peki biz neden yalan söylüyoruz? Suçluluk duyarız diye mi? Ölene kadar sevmek mi? Ayni ölçüde mi? Azalıp artışları, dalgalanmaları gözardı edip, sadece sevmek mi? Kabul edin, başka çareniz yok, insanin iç dünyası karmaşıktır, düzenli ve istikrarli bir sevgi, o duygu yoğunluğu her zaman aynı seviyede yaşanmaz, şarabın peynire yaptığını bira hayalinde göremez. Uygun zamanlarımız vardır, bilmemiz, tahmin etmemiz mümkün değil, bir insana hiç olmadığı kadar yaklaşmısızdır, sadece tenidir, o yumusak derisidir bizi tamamen birleşmekten alıkoyan.

Kimya dersindeyim, tenefüse yaklaşık yarim saat var ve arka sağ yanımda oturan kız bugun kalın çorap giymiş... Bu ders bitmez. ”Cok önemli çocuklar, sınavda sorarım...” Tahtada bir şey yazıyor, karışık,” allah belasını versin bu hocanin, not defterini bir çalabilsem”... ”iki sıvı tepkimeye girip birbirine karişabiliyorsa bu moleküllerinin uygunluğuna bağlıdır...” daha basit anlatamazdi, sanki bir avuç salak var karşısında... Tamam, bizden daha cok şey biliyor...

“O uygun zamanlarda sevgilim, dinle en sevdiğimiz şarkıyı, senin aradığın erkek oldugum zamanlar... gençtik... hırslarımız vardı ve iyi sevişirdik... o uygun zamanlarda sevgilim, daha cok seviyorsam seni, beni suçlaman cok zalimce olur, çünkü bazen daha da çoğalır bu içimdeki parçan, sevgim bir şeyler söylüyor duyuyor musun? Sadece ikimizin duyabileceği bir şarki bu... duyuyorsun sevgilim, çünkü güülüyor yüzün. Omuzlarim geniş, bakışlarım keskindi, sense narinliğinle rüzgarları çağırırdın yanımıza, gençtik sevgilim... arkadaslarının arasında öperdim, hatırlarsın... o uygun zamanlarda...” güzel sözler, pek bilinmez ama kadınlar kadar erkekler de bayılır sevilmeye, güzel şeyler işitmeye... tepki vermez, belli etmek istemez hoşuna gittiğinin, herkes de sanır ki, tatlı sözlerin ikna ettiği yılan dişi olmak zorundadır... Tersi de doğrudur; bazen sevmem bazen cok sevdiğimi... Sadece o uygun zamanlarda, o uygun miktarda sevmişimdir onu... Kitap gibi, peynir gibi, esmer gibi, jazz gibi... Ruhumun kıvamı soyler son sözü...

”Bugün seni sevmiyorum.”

“Dün cok sevmiştim ama bugün... bilmiyorum...”

“Dün sevdim diye şu anki duygumu yadsıyamam bebeğim, onun için kumandayı bana ver birazcık da ileride otur.”

11 yorum:

spESİfik dedi ki...

kapı açılmadı..çünkü kapının açılmayacağını biliyordum.doğru soruyu sormadan cevabın doğruluğunu belirliyordum.."kapı açılmayacak"

Adsız dedi ki...

I am right here to help get your web site off to a great commence. Don't be 1 of those that wished they had completed it greater the very first time, then just take around the task, and cost, of starting over. Your web site displays what you as well as your company or pastime are all about.

I am capable to present low-cost, user-friendly, custom made created websites to get a vast array of firms, organizations and groups.Additionally, it should not expense a fortune to obtain you started. I'll aid guide you through the method and even alert you when i think you might be getting in over your head, or beyond your spending budget.

Here are some hight high quality services for a resonable cost:

Front-End Development
Custom web site design
Affordable web site design
E-Commerce website design
Corporate Website Design
Innovative website design
Static Web Design
Website maintenance
Web site re-designs
SEO Services
Logo Design

Please look around the site for further information about the [url=http://www.adrianbotea.com]freelance web designer[/url] services that I am able to offer and to see examples of websites that I have designed

--------------------------------

[url=http://www.adrianbotea.com/seo-services][img]http://www.adrianbotea.com/seo-moz.png[/img][/url]

Adsız dedi ki...

Heath Miller Jersey

You have fears If you're afraid of water, learn to swimLetting your affiliates publish your articles in their ezines or on their web sites with their affiliate URLs in your resource box will give them an easy way to effectively promote your business If you're bringing home an older dog, ideally, stick with the name it already owns

JJ Watt Authentic Jersey

Anyway, in this book the author talked about how to develop a strong helpful relationship with your guardian angels Many handicapped people know this and don't like it when people feel sorry for them Science has made a poor showing of trying to explain the Bible6

Cheap Nike NFL Jerseys

Adsız dedi ki...

cF6W1m http://bottepascherfr.webnode.fr/ bE8K8r [url=http://bottepascherfr.webnode.fr/]ugg france[/url] wE2L4a ugg pas cher yT6Y3t
rO9A1y http://stivalibootitalia.webs.com/ cL4O3g [url=http://stivalibootitalia.webs.com/]ugg italia[/url] yS0I6m stivali ugg uJ0N7c
tX4F3w http://canadabootsstore.webs.com/ vN9A7r [url=http://canadabootsstore.webs.com/]uggs canada[/url] pB5N6c ugg canada iL8M5b
fO5U1z http://soldesbottespascher4.webnode.fr/ vE6F8n [url=http://soldesbottespascher4.webnode.fr/]ugg australia pas cher[/url] tV1E0n ugg australia pas cher wQ1E1j
iQ7G8j http://bootoutlet.webs.com/ jS6E8c [url=http://bootoutlet.webs.com/]ugg boots outlet[/url] uC5O4l ugg factory outlet fE6F4e
dB5F7q http://goedkopebestellen.webnode.nl/ vI6A6m [url=http://goedkopebestellen.webnode.nl/]uggs kopen[/url] nP7B2w uggs outlet dY4V5i

Adsız dedi ki...

wOma coach outlet online
wEct ugg boots sale
tKmm michael kors purse
1rNyn ugg sale
0lJkp chi hair products
1zXeb michael kors outlet
7bJym nike nfl jerseys
0rRvw coach outlet store
2wMwk cheap north face
0aFlv ugg australia
2wSwz buy ghd
6pAtt michael kors bags
8kGnd nfl shop canada
5tBxb ghd
1rUda discount ugg boots

Adsız dedi ki...

We [url=http://www.casinosaction.com]casinos online[/url] be suffering with a ample library of absolutely free casino games as a replacement for you to monkey tricks right here in your browser. Whether you call for to unaccustomed a provisions game scenario or scarcely attempt manifest a few original slots in the presence of playing seeking genuine money, we have you covered. These are the exacting still and all games that you can treat cavalierly at veritable online casinos and you can part of them all quest of free.

Adsız dedi ki...

Did you [url=http://www.onlinecasinos.gd]casino[/url] recognize that you can do Cook up Magnificent allot in unison a all the same at without impede from your mobile? We agree to a with transportable casino elbow in the military talents of iPhone, iPad, Android, Blackberry, Windows 7 and Smartphone users. Pilfer your gaming with you and be a title-holder [url=http://www.adults.gd]buy vibrators online[/url] wherever you go.

Adsız dedi ki...

Great info. Lucky me I ran acгoss yοuг website bу accident (stumblеupon).
I have saved it fоr later!

my blog ρost; Plugin For Blogs

Adsız dedi ki...

This paragraph presentѕ clear ideа іn fаѵor οf the neω peoplе of blоgging, that genuinelу hοw tο do bloggіng.


my blog post :: seopressor version5

Adsız dedi ki...

magnіficent publish, ѵегу infοгmatіve.

I ponder ωhу thе оther speсiаlists of this ѕеctoг don't realize this. You should continue your writing. I am sure, you've а
great readеrs' base already!

Look into my site :: SEOPressor :: http://www.youtube.com/watch?v=7c29iRk2vPI ::

Lo Lo dedi ki...

http://www.ju.edu.jo/home.aspx
Jordan University
[url]http://www.ju.edu.jo[/url]