left kanilski | yazmak, kendine alışamamaktır!: serbest edebiyat 3

serbest edebiyat 3

SADECE MİDE AĞRISI


Bilgisayarın tuşlarına; her an, vücuttan aldığı enerjinin, ani olarak zuhur eden bir kriz sebebiyle, o bölgeye kanalize olmasından mütevellit kesilmesiyle birlikte veda etmeye hazırlanan parmaklar ve eski Fransız filmlerinde görünen, dikdörtgene dönüşen ekran kadrajı gibi göz kapaklarının da ahvalinde cereyan eden bu durum neticesinde bilgisayardan uzaklaşarak vücutta vuku bulan bir krizin içine doğru bir yolculukla başlıyoruz efendim…

Son zamanlarda vücudun yönetiminden memnun olan uzuvlar, nicedir efendilerine (beyin) karşı gelmek söyle dursun, sitem bile edemiyorlardı. Fakat dün gündüz sularında beyin yönetimindeki vücutta bazı aksamalar cereyan etti ve bünye dıştan ve içten gelen müdahalelerle sarsıldı. Bundan 5 yıl önce, henüz duygusal gençlik çağlarında iktidarda, beynin duygu merkezi (talamus) vardı fakat o çağlarda vücudu iyi ve istikrarlı yönetemeyen talamus yerini beynin başka bir merkezine, cortex’e bıraktı. cortex uzun süredir koalisyon fasilitesi olarak görev yapan hipotalamus’un da yardımlarıyla istikrarlı, sebatlı bir yönetim sergiliyordu, ta ki dün yaptığı elim hataya kadar.

Neydi bu hata? Uzun süredir, vücudun iç ve dış organlarıyla iyi iletişimde olan, onları gerektiği gibi sağlıklı yöneten cortex, dün banyo yapan vücudun, bu işlemden sonra gereği gibi kurulanmasını denetleyememiş ve akşama doğru bu savsamanın neticeleri de gün boyunca vücuda doğru esen soğuk hava dalgasının da yardımlarıyla mide’yi etkilemiş. Sadece etkilemekle kalmayıp, meydana gelen derin bir ağrıyla da yönetime fazla mesai yaptırdığı gibi, bölgeye savunma kuvvetlerinin gitmesiyle birlikte vücudu da bir sürü masrafa sokmuştur. 4-5 saat krizle baş etmeye çalışan cortex yönetimi, çareyi dışardan kuvvet takviyesinde bulmuş ve majezik birliklerinden yardım istemiştir. Majezik kuvvetlerinin sınırdan içeri girmesinden 1 saat sonra kriz durdurulmuş ve cortex iktidarı bir krizi daha başarıyla bertaraf etmenin gururu ve zafer sarhoşluğu içinde vücuda, “git de yat lan artık. Saat sabahın 7 si oldu oğlum” gibi sokak ağzı bir söylemle emir vererek, inzivaya çekilmiştir…

Hiç yorum yok: